ANASAYFA DEFINE RESIMLERI BASINDAN DEFINECILIK HUKUKI ANTIKA PARALAR ILETISIM


Bir Bedevinin Kehaneti « Atatürk'ün Gizemi

Italyanlar uzun süredir elde etmek istedikleri Trablusgarp'a (Bugünkü Libya) 1911 yilinda saldirmislardi. Osmanli Ordusu Anavatani'ndan uzakta çarpisiyordu. Bu siralarda bir grup subay da savasa katilmak için Bingazi sehrine gidiyordu. Bunlarin arasinda Mustafa Kemal de bulunuyordu. Yolda bir bedeviye rastladilar. Bu adam el falindan çok iyi anladigini söyleyerek genç subaylarin fallarina bakmayi teklif etti. Hepsi avuçlarini gösterdiler. Talihlerini ögrenmek istediler. Sira Mustafa Kemal'e gelmisti. önce elini uzatmak istemedi. Arkadaslarinin israri üzerine O da elini bedeviye uzatti. Saris... Devami »»»

Mihracenin Hediyesi « Atatürk'ün Gizemi

Bilindigi gibi Hint halki, Ulusal Kurtulus Savasi'nda, Atatürk'ü ve Türk halkini yalniz birakmamis ve maddi manevi olarak, Türk halkinin yaninda yer almislardi. Kurtulus Savasi'ndan yillar sonra, 1929 yilinda, Bir Hintli Mihrace, Atatürk'ü Pera Palas'taki 101 no'lu odasinda ziyaret etmeye gelmisti... Mihrace'nin Atatürk'ü hangi amaçla ziyarete geldigi bilinmiyor... Bilinmeyen bir baska nokta da, Mihrace'nin kim oldugudur. Bu güne kadar Mihrace'nin kimligi ile ziyaret sebebi anlasilamamistir. Mihrace'nin ziyaretinde anlasilamayan ve isin içinden çikilamayan, çok daha ilginç bir baska nokta da... Devami »»»

çizdigi Türkiye Haritasi « Atatürk'ün Gizemi

1907 yilinda Mustafa Kemal arkadaslariyla birlikte, ülke sorunlarini konustugu bir toplantida kendisinin çizmis oldugu ilginç bir harita çikartir. Orada bulunanlarin anlattiklarina göre haritanin, Osmanli Imparatorlugu'nun o zamanki sinirlari ile hiç bir ilgisi yoktu. O zaman hiç bir anlam verilemeyen bu harita, simdiki Türkiye Cumhuriyeti'nin Haritasi idi. Haritada bugünkü sinirlarimiza uymayan sadece küçük bir fark vardi: Atatürk'ün bizden ayrilmasini istemedigi ve bir türlü razi olmadigi Kerkük'ü de Türkiye topraklarina katmisti. Daha sonralari Kurtulus Savasi kazanilinca, Isviçre'de yapil... Devami »»»

Nostradamus Biliyordu « Atatürk'ün Gizemi

Almanya ile birlikte, Birinci Dünya Savasi'na giren Osmanli Imparatorlugu her seyini kaybetmis durumda idi. 30 Ekim 1918'de imzaladigi Mondros mütarekesi ile Türk topraklan isgale ugruyordu. Kisacasi, Osmanli Imparatorlugu topraklarini kaybettigi gibi yavas yavas tarih sahnesinden de silinmeye baslamisti... Istanbul'un isgal edildigi günlerde, Istanbul'a dönen Mustafa Kemal düsman zirhlilarini Dolmabahçe önünde gördügü zaman büyük bir üzüntüye kapilmis ve agzindan sadece su sözler dökülebilmisti: "Geldikleri gibi gidecekler..." Kurtulus Savasi kazanildiktan sonra Mudanya mütarekesi imzalandi... Devami »»»

Sag Elim « Atatürk'ün Gizemi

Kurtulus Savasi sirasinda Anadolu'da bulunan, Hz. Muhammed ahfadindan Seyh Ahmed Sünusi, bir gece rüyasinda Hz. Muhammed'i görür. Derhal kosarak elini öpmek ister. Hz. Muhammed kendisine sol elini uzatinca buna sasiran ve üzülen Seyh: "Ya Resulallah, niçin bana sag elinizi uzatmadiniz?" diye sorar. Hz. Muhammed su cevabi verir: "Sag elimi Ankara'da Mustafa Kemal'e uzattim"...Devami »»»

Casusu Tanimasi « Atatürk'ün Gizemi

16 Mart 1920'de Istanbul'un isgal edilmesi üzerine, Kemalettin Sami Pasa Anadolu'ya geçerken gemide bir Hintli ile tanisir. Bu adam Mustafa Sagir'dir. Milli harekete yardim için Hint Müslümanlari'nin kendisini gönderdiklerini söyler. Böylelikle pasayi etkilemistir. Ankara'ya telgraf çeken Sami Pasa, Mustafa Sagir'e ilgi gösterilmesini ister. Bir süre sonra Sami Pasa Atatürk'te Hintliyi anlatir ve görüsmesini rica eder. Ertesi gün Atatürk, Mustafa Sagir'i kabul eder. Bu görüsme uzun sürer. Hintli gönderilir. Iki pasa yalniz kalinca Atatürk: "Bana bak Kemal bu adam casus!..." der. Kemalettin S... Devami »»»

Suikastçiyi Tanimasi « Atatürk'ün Gizemi

Ittihat ve Terakki'nin adamlari, Mustafa Kemal'i artik can sikiciliktan çok, tehlikeli bir kimse olarak görmeye baslamislardi. Sonunda kendisini öldürtmeye karar verdiler. Ve bu is için de genç bir subayi görevlendirdiler. Suikasti üstlenen genç subay bir bahaneyle Mustafa Kemal'in odasina gelerek kendisiyle konusmaya basladi. Mustafa Kemal kendisiyle konusan subayin gözlerine bakar bakmaz o essiz ön sezisiyle karsisindakinin niyetini anlayiverdi... çekmecesinin gözünden tabancasini çikartarak sert bir sekilde masanin üzerine koydu. Karsisindaki subayla konusmasini sürdürdü. Ve kendisini bu ... Devami »»»

Cepheyi Görüyordu « Atatürk'ün Gizemi

Sakarya Savasi'ndan sonra idi. Bir subay cepheden alinan bilgileri Baskomutan Maresal Gazi Mustafa Kemal'e okuyordu. Kagittaki notta cephe komutanlarindan biri, Seyit Gazi'nin kuzeydogu tarafinda bir düsman firkasinin göründügünden bahsediyordu... Bunun üzerine Mustafa Kemal kaslarini çatarak: "Hayir!... Orada düsman yoktur... Iyi baksinlar..." Subay ögle yemeginde geri geldi. Biraz da sikilarak: "Haber aldim komutanim. Bahsedilen yerde düsman yoktur."... Devami »»»

Rüyasinda Gördügü Zafer « Atatürk'ün Gizemi

Bu inanilmaz olay, yillar önce Mustafa Kemal'in görmüs oldugu kehanet özelligi tasiyan bir "haberci rüya"nin ayniyle gerçeklesmesidir. Atatürk görmüs oldugu bu rüyayi Dr. Resit Galip beye anlatir: "Rüyamda bana 'Pasam, Inönü'den ne haber?' diye sordunuz. Ben de: 'Vaziyet kritiktir' cevabini verdim. Kritik nedir? Anlamadim ki dediniz. Bunun cevabini 15 dakikaya kadar size veririm diyerek odama çekildim." Mustafa Kemal bu rüyasini Dr. Resit Galip Bey'e anlattigi zaman düsman henüz saldirilarina baslamadigi gibi, Inönü Mevkii de önem kazanmamisti. Aradan çok uzun zaman geçti. Düsman ile yapilan ... Devami »»»

Not Defteri « Atatürk'ün Gizemi

Erzurum Kongresi yapildigi dönemlerde geçen bir konusma: "Mazhar not defterin yaninda mi?" "Hayir pasam." "Zahmet olacak ama bir merdiveni inip çikacaksin. Al gel." Mazhar Müfit Kansu'nun asagiya gidip elinde not defteriyle geldigini görünce, sigarasindan bir iki nefes çektikten sonra: "Ama bu defterin, bu yapragini kimseye göstermeyeceksin. Sonuna kadar gizli kalacak. Bir ben, bir sen, bir de Süreyya (Kalem Mahsus Müdürü) bileceksiniz, sartim bu..." Pasa'nin sarti kabul edildi. Bundan sonrasini olayin sahidi Mazhar Müfit Kansu'nun agzindan dinliyoruz: "öyleyse tarih koy" dedi. Koydum: 78 ... Devami »»»

Yesil Ordu « Atatürk'ün Gizemi

1920 yili Ilkbahari'nin sonlarina dogru bir gün Mustafa Kemal, Tevfik Rüstü Âras'i Ankara Istasyonunun bitisiginde kaldigi bir eve çagirdi. Tevfik Rüstü Aras kendisine bir yaverinin haber verilmeksizin "Yesil Ordu" teskilatina alindigindan sikayet etti. O siralarda Büyük Millet Meclisi kurulali 10 hafta olmustu. Vatanin kurtarilmasi için basvurulan, türlü tedbirler arasinda bir de "Yesil Ordu" adi verilen gizli bir teskilat vardi. Fakat Birinci Büyük Millet Meclisi tam anlamiyla ve bütün kuvvetiyle islemeye basladigi için artik her türlü daginik tedbirlerin kaldirilmasi ve her faaliyetin Büyü... Devami »»»

Baskent Ankara « Atatürk'ün Gizemi

Atatürk'ün Ankara'yi Baskent yapmasinin ardindaki sebep bir hayli ilginçti. Bu sebebi açiklarken ayni zamanda yeni bir kehanette daha bulunuyordu. "Ben Türk'ün imkansizi imkan haline getiren kudretini bütün dünyaya göstermek için Ankara'yi istedim. Bir gün gelecek su çorak tarlalar yesil agaçlarin çevirdigi villalar arasindan uzanan yesil sahalar, asfaltlar ve binalarla bezenecek. Hem bunu hepimiz görecegiz, yakinda olacak..." Ankara 13 Ekim de Baskent oldu... Fakat Cumhuriyet'in ilk yillari da neredeyse bos denecek kadar az bir nüfusa sahipti ve kirsal bir alanda kuruluydu. Bunun için bazi ... Devami »»»

8. Edward « Atatürk'ün Gizemi

1936 yilinin Ekim Ayi'nda o zamanki Ingiltere Krali 8. Edward ile Madam Simpson, Türkiye'de Atatürk'ün misafiri olarak bulunuyorlardi. Atatürk ve misafirleri bulunduklari gemiden, Moda'daki deniz yarislarini seyrediyorlardi. Atatürk çok keyifli ve neseliydi. Ingiltere Krali 8. Edward ile Madam Simpson yanyana oturuyorlardi. Bir ara Madam Simpson elindeki dürbünü ile ayaga kalkti. Davetliler ve gazeteciler de kalktilar. Kral da Ata'yi selamlayarak Madam Simpson'un arkasindan kalkinca, Atatürk yanlarindakilere döner ve söyle der: "Kral'in Madam'a karsi zaafi oldugunu görüyorum. Korkarim ki, tah... Devami »»»

Iznik'in Bati Kapisi « Atatürk'ün Gizemi

Atatürk, 15 Temmuz 1936'da Yalova'dan Bursa'ya geçerken Iznik'e ugramisti. Yaninda Celal Bayar, Afet hanim ve daha bazi arkadaslari vardi. Afet hanini Iznik'i gezmek için Atatürk'ten izin alir. Atatürk: "Hay, hay... Gidebilirsiniz fakat asil Iznik'i göremeyeceksiniz. çünkü o topragin altindadir" der. Atatürk etrafindakilere sorar: "Iznik kaç kapilidir?" Bir Iznikli yanit verir: "üç kapisi vardir efendim. Bulundugumuz yerin dogusundaki kapi, kuzeyindeki Yenisehir kapisi, güneyindeki Istanbul kapisi..." Atatürk'ün "Peki Bati kapisi nerede?" diye sormasi üzerine Iznikli öyle bir kapinin olmadig... Devami »»»

Orman çiftligi « Atatürk'ün Gizemi

Atatürk bir gün Ankara'nin banliyölerinde araba ile dolasirken, arabasini durdurur. Simdiki Orman çiftligi'nin bulundugu bölgede bir çiftlik kurmak istedigini yanindakilere açiklar. Fakat itiraz ile karsilasir... "Pasam burada bir sey yetismez. Burada su dolu bir testi topraga gömülse aksamdan sabaha çikmaz." Yetkililer de bu bölgede hiç bir seyin yetisemeyecegini söylerler. Fakat Atatürk fikrinden vazgeçmez. Bu bölgede bir çiftlik kurulabilecegini israrla vurgular. Bunun üzerine Atatürk'e konuyu ispat etmek için su dolu bir testi topraga gömülerek bir gün birakilir. Ertesi gün testinin topra... Devami »»»

Rusya Kehaneti « Atatürk'ün Gizemi

Kurtulus Savasi sirasinda en büyük destegi Rusya'dan alan Mustafa Kemal, savas sonrasinda ise iliskilerini belli bir düzeyde sürdürüyordu. çünkü Lenin'den sonra iktidari ele geçiren Stalin, Rusya'yi keyfi bir sekilde yönetiyordu... Yil: 1936... Atatürk her zamanki gibi çankaya'daki aksam yemeklerinde ülkenin sorunlarini konusurken, masadakiler sik sik Pasam, Ruslar söyle ileri adimlar atiyor, ekonomide, sanayide, askeri alanda söyle basarili oluyorlar diye anlatiyorlardi. Atatürk bunun üzerine yemegi birakip masanin üzerindeki içinde meyvelerin bulundugu tabagi aliyor ve yere alacakmis gibi... Devami »»»

Celal Bayar Kehaneti « Atatürk'ün Gizemi

Cumhurbaskanligi yaptigi süre içinde krallardan, devlet adamlarina kadar birçok kisi ile görüsen Atatürk, gelecek yillarda politikada üst düzeylere kadar çikacak olan kisiler için de zaman zaman bazi kehanetlerde bulunmustur... Atatürk Celal Bayar'in bir gün ülke yönetimine gelecegini de çok önceden söylemisti... Atatürk, yaninda Bakanlarla birlikte trenle bir yurt gezisine çikmisti. O yillarda Türkiye ekonomisini kurtarmak için çalismalar yapan Celal Bayar da geziye katilanlar arasinda yeraliyordu. Tren bir mola sirasinda durmustu. Atatürk'ün gözleri bir ara Celal Bayar'in üzerinde durdu... ... Devami »»»

Yer: çanakkale « Atatürk'ün Gizemi

Ingilizler çanakkale'de Anafartalar grubunu maglup edip de cepheyi sökemeyince yeni bir harekete giristiler. Cepheyi sagdan çevirmek istediler. Düsmanin planini bozmak için Kireç Tepe'yi tutmak lazimdi. Ancak oraya giden tek bir dar yol, harp gemileri tarafindan makaslama ates altinda tutuluyordu. Her an 38'lik gülleler korkunç patlayislarla ortaligi alt üst ediyordu. Bir insanin degil, kusun bile geçmesine imkan yoktu... Kireç Tepe'yi tutmak emrini alan askerler, bulunduklari yerden çikmakta tereddüt içindeydiler. Firsat gözlüyorlardi... Fakat düsmanin atesi bir an bile kesilmiyordu. Atatürk... Devami »»»

Efsunlu Kemal « Atatürk'ün Gizemi

Mustafa Kemal yönettigi savaslarda cephenin ates altinda sik sik dururdu. Siperleri dolasarak hatta bazen öne çikarak askerlerin moralini yükseltmeye çalisir, tüm gelismeleri yakindan takip ederdi. Atatürk'ü karalayan bir yazar olarak bir hayli elestirilen ve bir zamanlar kitabi Türkiye'de yasaklanan H.C. Armstrong bile "Bozkurt" adli kitabinda Mustafa Kemal'in mucizevi bir sekilde vurulamadigindan bahseder: Bir keresinde yeni kazilmis bir siperin disinda duruyordu. Avcilarimizin yogun atesi altindaydi. Bir Ingiliz Bataryasi da o sipere ates açti. Toplar menzili ve hedefi buldukça sarapnelle... Devami »»»

Hayatini Kurtaran Saat « Atatürk'ün Gizemi

çanakkale Savaslari sirasinda düsman ordularinin hücumlarina karsi Conkbayiri ve Kocatepe'de yaptigi savunmalarla düsmani durduran ve sonra onlari maglup etmeye baslayan Mustafa Kemal Istanbul'un düsmesini engellemis oluyordu... Savasin en kizgin oldugu günlerden birinde Mustafa Kemal yaninda bulunan Yaveri ve yakin arkadasi Nuri Conker'e emirlerini verirken, bu sirada patlayan bir mermi parçasi onun kalbinin üzerine isabet eder... Nuri Conker: "Eyvah vuruldunuz Pasam!..." diye bagirinca, Mustafa Kemal hemen: "öyle bir sey yok, aldiginiz emri derhal yerine getiriniz" der. Aslinda Nuri Conker... Devami »»»

çanakkale'de Kaybolan Tabur « Atatürk'ün Gizemi

Yer: Yine çanakkale... çanakkale Savasi insanlik tarihinin kaydettigi en büyük savaslardan biridir. 8,5 ay boyunca Bogazin iki yakasi adeta bir yeryüzü cehennemine dönüsmüstü. Bu savasta yarim milyondan fazla asker hayatini kaybetti. Sadece Ingiliz ordusunun kaybi 34.000 askerdi. Bu gün bunlarin 27.000'inin mezari vardir. Yani kaybolan Ingiliz askerlerinin sayisi 7000 civarindadir. Fakat savas bittikten sonra hepsi degil, özellikle 267'si arandi durdu... Tarih: 10 Agustos 1915 Yer: çanakkale Olaya Sahit Olanlar: Yeni Zelandali Askerler Olayi Rapor Edenler: istihkam Eri Künye No: 4/165 F. Re... Devami »»»

Uçak Kazasi « Atatürk'ün Gizemi

Mustafa Kemal Atatürk, son Osmanli Padîsahlari'ndan olan Mehmet Resat ile Almanya'ya gitmisti. Askeri üsler gezilirken, bir askeri üsse sereflerine uçaklarla gösteriler yapilacakti. Birinci Dünya Savasi öncesi 1910 yillarinda uçaklar az çok gelisme göstermisti. Askeri üsse gösteri yapacak olan uçaklardan birine de Atatürk'ün binmesi kararlastirilmisti. Planlanan törende zamani gelince Atatürk, uçaga dogru ilerlemeye basladi... Ancak bir anda geri dönerek uçaga binmekten vazgeçtigini söyler. Bütün israrlara ragmen Atatürk fikrinden vazgeçmez. Onun yerine bir Alman subayi uçaga biner. Uçak hava... Devami »»»

Yasamindaki 9 Rakami « Atatürk'ün Gizemi

Mustafa Kemal Atatürk'ün hayatinda kehanetlerinin yanisira 9 rakaminin kendisine özgü bir yeri olmustur. Bu esrarengiz 9 rakami onun dogumundan baslayip ölümüne kadar geçen süre içinde kendisini hiç yalniz birakmamistir. üstünde çok konusulmus olmasina ragmen bu konunun ardindaki gizem günümüzde hala çözülememistir... Iste Atatürk'ün yasamindaki 9 rakamlari... 19. Yüzyil'da dogmustur. Dogum tarihi olan 1881 yili da 9 ve 9'un katlariyla ilgili bir rakamdir: 18' in içinde 2 adet 9'un toplami, 81'in içinde ise 2 adet 9'un çarpimi vardir. Ayrica 1+8+8+1=18 eder ki tekrar 1+8'i toplarsak yine 9 r... Devami »»»

Annesinin ölümünü Bilmesi « Atatürk'ün Gizemi

Latife hanim Izmir'de Ussakizadeler'in köskünde kaliyordu. Hastaligina iyi gelsin diye Zübeyde hanim Istanbul'dan oraya gitmisti. Ancak ne var ki, rahatsizligi artan Zübeyde hanim Ussakizadeler'in evinde ogluna hasret vefat eder. Latife hanim ve Yaveri Salih Bey; Pasa'ya annesinin ölümünü nasil bildireceklerini kara kara düsünmekteydiler. çünkü O'nun dünyada en sevdigi insan olan annesinin ölümünden büyük bir üzüntü duyacagini bilmekteydiler... Annesinin ölümünden habersiz olan Mustafa Kemal, ayni saatlerde trenle çiktigi Yurt gezisinde uyumaktaydi. Gecenin ilerleyen saatlerinde gördügü kabus... Devami »»»

Salih Bozok'un Intihari « Atatürk'ün Gizemi

Yaverligini yapan Salih Bozok O'nun uzun yillar yaninda kaldi. En büyük sirdaslarindan da biri oldu... Aradan geçen bu süre içinde çok seyler paylastilar... Hatta rüyalarini bile... Atatürk'ün Salih Bozok'a anlattigi bir rüya da, oldukça düsündürücüdür... "Büyük bir otelin salonunda oturuyormusuz. Yanimda sen de varmissin. Salonun bir kösesinde bilardo masasi varmis. Masanin basinda, arkasi bize dönük olan bir zat oturuyor. Tam bu sirada odanin kapisi açildi ve iri yari 30 kadar adam içeri girdiler. Bunlardan biri eline bilardo masasindan bir istaha alarak masanin önünde oturan benim teshis e... Devami »»»

Gördügü Son Rüya « Atatürk'ün Gizemi

26 Eylül 1938 tarihinde Atatürk, rahatsizligi ile ilgili olarak ilk defa hafif bir koma atlatmisti. Prof. Afet Inan, olayi söyle anlatiyor: O geceyi rahatsiz geçirdi. Ilk hafif komayi o zaman atlatmisti. Ertesi sabahki açiklamasinda: 'Demek ölüm böyle olacak' diyerek uzun bir rüya gördügünü anlatti. 'Salih'e söyle, ikimizde kuyuya düstük, fakat o kurtuldu' dedi.' Atatürk'ün, burada "kuyuya düsme" sembolü ile gördügü rüya vizyonu, kendisinin de söyledigi gibi ölümünün habercisiydi. Salih Bozok'un kuyudan kurtulmasi ise, Atatürk'ün vefat etti gün, buna çok üzülen Salih Bozok'un intihar etmesi v... Devami »»»


atatürkün gizemi,atatürkün gizemleri-atanin sirlari